Kahve furyasına açılan kapı

Yukarıdaki grafik twoeyes tarafından çizilmiş. Esasında yeni yeni açılan kimleri tarafından gösteriş mekanı olarak değerlendirilen Starbucsks, Gloria Jeans ve Coffe Nero gibi yerler için epey önemli bir kılavuz. Çünkü çoğu zaman buralarda nescafe var mı? ya da Türk kahvesi verir misiniz gibi esasında açılış gayelerininin ötesinde isteklerde bulunulduğunu duyuyorum. Ya da esasında damak zevklerine çok da uyabilecek seçenekleri içinde ne olduğunu bilmedikleri için es geçiyorlar. Bu yüzden yukarıdaki tablodaki kavramları anlatayım.

Espresso: Isınmış ve basınçlı suyun kahve’den hızlıca geçmesiyle elde edilen kahve.

Steamed milk: Basınçlı buharla köpürtülmüş süt

Milk Foam: Süt köpüğü

Whipped Cream: Çırpılmış krema

Chocolate syrup: Çikolata şurubu

Steamed half and half: Yarı yarıya buharla havalandırılmış demek..

İyi içimler….

Share

Dinlemek…

Bir gün padişah uykusunda mana görür ve uyanınca sadrazamına: “kalk gidiyoruz” der. tebdil-i kıyafet giyinip rüyasında gördüğü yere, şimdiki unkapanı’nda bir yerlere gelirler. geldikleri yerde yaşlı bir adamın ölmüş olduğunu görürler. cenazeyi, hem padişahı tanıyacak insanların olmadığı hem de güzel bir cami olan fatih camii’ne kaldırırlar ve etrafa bu adamın kim olduğunu sorarlar.

kimi der ki: “sarhoşun tekiydi. ne zaman müslüman mahallesine şarapçı girdiğini görse elindeki tüm şarapları alırdı.”
kimi der ki: “kadın düşkününün tekiydi. çok zaman evine o malum kadınları alırken gördük”
kimisi der ki: “camide hiç görmezdik, binamazın teki idi.”

sonrada sorup soruşturup evini bulurlar ve karısıyla konuşurlar. işin iç yüzünü karısı anlatır: “benim kocam müslüman mahallesine içki girdiğini görünce hepsini kendisi alıp dökerdi, müslümanları bir kereliğine daha içki içmekten alıkoyduk derdi.”
– peki kadınlar?
– onları da parasını verip eve alırdı. ben onlara kıssalar, mavallar okurdum. çoğunu da kurtarmıştır.
– iyi ama hiç namaz kılmaz diyorlar?
– o her namazını ayrı bir camide kılardı. çoğunlukla da uzaktaki camilere giderdi. buradaki camiye seyrek uğrardı.
– iyi ama herkes onu kötü biliyor. bir gün ölecek olsa cesedinin ortada kalacağını hiç düşünmedi mi?
– düşünmez olur mu? ben ona derdim, bey insanlar seni hep yanlış tanıyor bir gün başına birşey gelse kim sana sahip çıkacak derdim.
– peki o ne derdi?
– ne diyecek, “hanım!” derdi: “padişahın işi ne?”

Share

Kelebeklerin aklı benim

Biliyorum böyle değildi bu şarkının adı, Ezginin Günlüğü’nde..Bu bencil başlık beni cezbetti…

uyanir geceyarisi yoktan sevda yaparim
adamim bu küçük islere ben bakarim yanarim
adamim bu küçük islere ben bakarim yakarim
dilsizler bana danisir kelebeklerin akli benim
gemilerle her gece ben çok uzaklardan dönerim
çagirirlar küçük adimi karapakiden ben akarim
adamim bu küçük islere ben bakarim yanarim
adamim bu küçük islere ben bakarim yakarim

benim adim ebruli biraz gerçek bira rüya
yalanimi sevsinler asksiz dönmüyor dünya
benim adim ebruli biraz gerçek biraz rüya
yalanimi sevsinler yalansiz dönmüyor dünya
kalbim sevda kuyusu her gün yoldan çikarim
adamim bu küçük islere ben bakarim yanarim
adamim bu küçük islere ben bakarim yakarim
dilsizler bana danisir kelebeklerin akli benim
gemilerle her gece ben çok uzaklardan dönerim
sen unut geçmisini ben aklimda tutarim
adamim bu küçük islere ben bakarim yanarim
adamim bu küçük islere ben bakarim yakarim

Share