Sadece Susarak özlüyorum

Şair “İşte buna bıçak çekiyorum” demiş şiirine; ben bencilce sadece susarak özlüyorum diyorum…Özür dileyerek kelamın sahibinden…
acapella_suskun

sözcüklerim varmıyor uzaklığına,
suskundur takvimlerde adım üstelik,
bir bir düşüyor bütün öpmelerim,
ağır yenilgiler alarak.
kalbimse sildi bütün defterlerde,
adresini, yokluğunu kıyamet bilerek.

Sadece susarak özlüyorum seni
Hiç tanımadan, ne garip …
Sense uzaklara çivili,
Bir deniz gibisin resimlerde

Dokunsan Dersim olur göçerim mecburen,
yalnızlığın on milyon olur,istanbul
duydum çok sonra,
adın önemli değil;
acın aynı tadı veriyor zaten.

Islık çalan zamanlardan gelmiştim,
bilirim bulutları eskitmenin güzelliğini,
zaman, o zaman değil şimdi,
güneş yine doğar bu kente,
ama gözlerin… gözlerin…

Şimdi adı yok hiç bir sevgilinin,
sıcak dokunuşunda dağılan,
binlerce öpücüğün…

İşte, buna bıçak çekiyorum,
bir kadın, aşkını savunan
bir çocuk, gülüşü gibi ince,
bir havalanış…yok
Belki de çekip vurmak ,
bütün uykuları göz kapaklarında…

Fadıl Öztürk

Share

İki soru


Eflatun’a iki soru sormuşlar:
Birincisi;
‘İnsanoğlunun sizi ençok şaşırtan davranışları
nelerdir?
Eflatun tek tek sırlamış:
‘Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler. Ne var ki çocukluklarını özlerler. Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler. Ama sağlıklarını geri almakiçin para öderler… Yarından endişe ederken bu günü unuturlar. Dolayısıyla ne bu günü ne deyarını yaşarlar. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler.’

Sıra gelmiş ikinci soruya;
‘Peki sen ne öneriyorsun?’

Bilge yine sıralamış:
‘Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın. Yapılması gereken tek şey sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır. Önemli olan; hayatta en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır.’

Share