Hayat rüya ise…

Herşey Patrick Park’ın şarkısını bana hatırlatan bir MSN mesajıyla başladı. Life is a song (Hayat bir şarkıdır) başlığını taşıyan bu şarkının ilk satırında şöyle diyordu: You say life is a dream where we can’t say what we mean (Hayat istediğimizi söyleyemeyeceğimiz bir rüyadır).Ben uzun zamandan beri dostlarıma mutluluklarımızı ve keyiflerimizi ertelediğimizi söylüyordum. Bilmiyorum hata mı ediyorum ama yine de söylemeden edemiyorum. N’olur siz de bakın hayatınıza. Mutluluklarımızı ve keyiflerimizi gölgelemiyor muyuz? Biz mutluluktan korkuyoruz, belki de keyiflenmek duruşumuzu bozuyordur. Hangi mutlu yüze yakışır ki göz yaşları? Kim acır ki mutlu insanlara?

Mutsuz olmanın dayanılmaz rahatlığı yoktur belki de mutlulukta…

Belki mutlu olmak istemiyoruzdur..

Belki de mutlu olmak için daha fazla düşünmek ve daha fazla sebebe ihtiyacımız vardır.

Bilmiyorum. Ama ben de korkuyorum düşündüklerimi söylemekten ve ben de korkuyorum dalıp gitmekten..

Dokunmaktan,

Öpmekten,

Sevmekten,

Acıtmaktan,

Yanında olmaktan ve uzağında durmaktan,

Yokluğundan,

Varlığından,

Kolaylığından ama bir o kadar da zorluğundan, ben de korkuyorum.

Şimşek çakınca çocuklar gibi korkuyorum.

Serçe’nin sokaktaki tekirden korktuğu gibi..

Ben de ateşin yaktığını bilirim.

Ya da denizin dalgasının şakası olmadığını

Bıçak’ın intikam kadar keskin olup acıttığını,

Bir dokunuşun zehirlediğini..

Bir anın boğduğunu..

Ben de bütün zayıflıklarımdan korkan herkes gibi

Tövbeler ederken semaya..

Ben de her güne yeni bir sözle ve inançla başlarken..

Ben de kaçmak istedim kendimden ve senden.

Korkularımdan bile korktum..

Sen bin bir soruyla gün görmemiş korkularıma ışık vursun diye çabalarken..

Senin benim korkularımı görmenden bile korkarım.

Ama bu engel değil ki.. benim üç nefeslik ömrümdeki senin saltanatına…

You say life is a dream where we can’t say what we mean
Maybe just some roadside scene that we’re driving past
There’s no telling where we’ll be in a day or in a week
And there’s no promises of peace or of happiness

Well is this why you cling to every little thing
And polverize and derrange all your senses
Maybe life is a song but you’re scared to song along
Until the very ending

Oh, it’s time to let go of everything we used to know
Ideas that strengthen who we’ve been
It’s time to cut ties that won’t ever free our minds
From the chains and shackles that they’re in

Oh, tell me what good is saying that you’re free
In a dark and storming sea
You’re chained to your history, you’re surely sinking fast
You say that you know that the good Lord’s in control
He’s gonna bless and keep your tired and oh so restless soul
But at the end of the day when every price has been paid
You’re gonna rise and sit beside him on some old seat of gold
And won’t you tell me why you live like you’re afraid to die
You’ll die like you’re afraid to go

Oh, it’s time to let go of everything we used to know
Ideas that strengthen who we’ve been
It’s time to cut ties that won’t ever free our minds
From chains and shackles that they’re in
From the chains and shackles that they’re in

Well life is a dream ’cause we’re all walking in our sleep
You could see us stand in lines like we’re dead upon our feet
And we build our house of cards and then we wait for it to fall
Always forget how strange it is just to be alive at all

Bir de burada bir sürpriz var!

—————-
Listening to: Cohen, Leonard – Dance Me To The End of Love
via FoxyTunes

Share

Acı mı sevmek?

Â

Sevmek mi acı verir insana ,
Sevip de sevilmemek mi
Ya da sevmek acı mı demek
Acı mı sevmek yoksa..

Mutluluk ve üzüntü,
Heyecan ve ümit…

Bütün kullanılmış ya da kullanılmamış
Hiçbirşey yeterli değil sana..
Sana olan tarife ,
Hislere.

Fırtınalar beynimde
Her dakika, her saniye…
Acı kalbimde bıçaklarmış gibi
Boğulurmuşcasına ve sen hep sen aklımda..

Gittiğinden beri sensizlik ve sen içimde
Gidip gelmekten kurtulmak imkansız.
Gitmek istemek ve gidememek
Bütün gel-gitler her türlü duygu içimde
Seninle birlikte..

Kıskanmak, özlemek ,
İstemek, beklemek,
Sabr etmek ve dua etmek
Her saniye, sana!
Maalesef biçare..

İrem Gürkan

—————-
Listening to: Uc Nokta Bir – 05 – Dedilerki
via FoxyTunes

Share

Ece Bebeğe Selam

—————-
Listening to: Essence of Cinnamon
via FoxyTunes  Â

Bir yaz günü geldi aramıza.. Ağaçların azaldığı ve suyun çekildiği dünyamıza geldi. Hoş geldin, safalar getirdin. Biraz uğraştırdın anneni, aynı babanın babaanneni uğraştırdığı gibi.. Biz çok sevinmiştik babanın gelişine.. Uykunun tatlı cazibesi bizi kendine çağırırken bir yanda da babanın doğmasını bekliyorduk. Emin’le Salih uyandırılmaları tembihleyerek uykuya dalmışlar.. Fatih bebek biraz zor gelmiş dünyaya, hatta kordonunu bile bırakmak istememiş… Ee bir kere eli verince kolunu kaptırdığından olsa gerek Fatih’i zorla almışlar bizim dünyamıza..

İlk defa amca oluyorum.. Pek birşey hissetmedim ama olsun. Yine de amca oldum..

Ece bebeğim..Sana huzur dolu bir dünya sunmak isterdim. Çocukların ağlamadığı, açlığın hüküm sürmediği, acının hiç hissedilmediği, savaşın olmadığı, mutluluğun hakim olduğu bir dünya ile karşılamak isterdik seni.. Üzgünüm(z) gücümüz buna yetmedi.

Elini uzat ve güzelleştirelim dünyayı.. Güzelliklerle donatalım kalbleri..Neşeye dost ve nefrete düşman olalım..

Ece bebek selam sana…

İlk doğan gün üstüne doğdu bile.. Hayatın sağlıklı, huzur dolu, meymenetli ve mutluluk dolu olsun!

—————-
Listening to: Essence of Cinnamon
via FoxyTunes

Share