
Akşamüstü alışveriş için girdiğim markette burnundan soluyan bir adam kasiyere dönüp:
– Ablacığım çocuÄŸu gönderdim, iÅŸ güçten çıkıp gelemiyoruz. Niye sigara vermiyorsun çocuÄŸa?
Kasiyer bayan kendinden emin bir ÅŸekilde:
-Hayır kimse gelmedi, o uzun boylu çocuğu demiyor musun? Ben geldikten sonra gelmedi ki..
DiÄŸer kasiyer araya girer:
-18 yaşından küçüklere sigara satılmıyor.
Adam sinirli sinirli devam eder:
-Yeni çocuğu yolladım vermemişsiniz..
Kasiyer kendini tanıtırsa bundan sonra satabileceklerini söyler. Diğer kasiyer de araya girer:
-Evet bir kere kendini tanıtacak ki biz öyle vereceÄŸiz… der.
Okulların tatil olmasıyla birlikte gençlere ehliyetsiz ve tecrübesiz olsalar bile arabalarını teslim edenler. Çocuklarını araçların trafiÄŸinin aktığı taraftan yürüten anne babalar…Okumayan ama çocuklarının okuma alışkanlığı olsun isteyenler…Araçlarıyla giderken araçlarından yola yediklerinin ve içtiklerinin artıklarını atanlar ama temiz bir Türkiye isteyenler…
Çocuklarının dürüst olması gerektiğini düşünenler ama gözetmensiz bir sınav yapan hocayı garip bulanlar..
Sizi anlamakta zorlanıyorum…
Siz ne iseniz … Bu ülkede odur.
Siz cücelerden oluÅŸan bir topluluksanız.. Dev olarak görüyorsanız kendinizi muhakkak ki gezici bir sirkin büyülü aynalar çadırındasınız…
Herkes az çalışmak ama çok kazanmak istiyor. Yük olmadan, risk olmadan, yürek olmadan, cesaret olmadan ilerleme olmaz.. Orada bir yerlerde doğruluk ve iyilik havariliği yapanlar, siz de hiç bir zarar görmeden hedeflerinize ulaşmayı hayal ediyorsanız, en az kötülük kadar bencilsiniz demektir.
Oralada bir yerlerde …. HerÅŸeyi sayıyla ve çokluÄŸuyla ölçenler…Fedakarlığın sayısal küçüklüğüne raÄŸmen ölçülemez enginliÄŸini içinde eriyip gideceksiniz…
Gelin adım adım hesaplamadan ve bencillik kollamadan yürüyelim.. Kokuşmuşlukların ve adilerin üstüne doğru..
Kaplumbağa bile yürümek için başını kabuğundan çıkarmak zorunda kalıyor!



