Toprak, Su, Ateş, Hava

Â

Doğduğum şehir canım Antalya’mda, Lara’da Kum şehri adında bir alan var. Kumdan heykellerin yapıldığı hatta yaz başında yağan yağmurla bütün heykellerin yıkıldığı ve tekrar yapıldığı gazetelerde de yer aldı.
Bu alandaki heykellerin nasıl kum ve su ile yapıldığını aklım almıyordu. Ancak görünce anladım ki, hakikaten kum ve insan becerisinin sonucunda inşa ediliyor bu heykeller. Küçükken çok kumdan kaleler yaptım kova-kürekle ancak kumlarla bu kadar detaylı çalışmalar yapılabileceğine aklıma gelmezdi. Şimdi abarttığımı düşünenler olabilir.
 Â

Örnek olarak bir fotoğrafı büyük olarak koyacağım diğerlerini küçük resimlerini buraya koyacağım. Eğer talep olursa yüklemeyi planlıyorum.

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Â

Share

Bina ve Banisi-1

Mimari ve insanoğlu arasındaki ilişki oldum olası ilgimi çekmiştir. Bu yaz Cunda ve Ayvalık yöresine yaptığım kısa ziyaret sırasında evlere ve mimari yapılarına çok dikkatli baktım. Bu gözlemime İstanbul’daki Osmanlı mimarisi gözlemlerimle birleştirmeye çalıştır. Mimari iki unsuru bünyesinde barındırıyor; malzeme ve dizayn. Bu iki unsuru şekillendiren sonsuz nesneler olsa da ilk bakışta insan, ekonomi, kültür, iklim vs. gibi unsurların öne çıktığını görüyoruz.

İnsanların bir bölgede yaşarken kendi ihtiyaçlarına, ekonomik imkanlarına göre yaptırdıkları evlere bakıldığında Osmanlı imparatorluğu içinde Rum tabir edilen Ortodoks halkın ev mimarisinin çok farklı olduğunu gördüm. Öncelikle renklilik unsurunu tuğla’nın kırmızısı ile birleştirmişlerdir. Kırmızının monotonluğunu metal ve ahşap malzeme ile ortadan kaldırmışlardır. Mimari de bina büyüdükçe monotonluğu ortadan kaldırmak o kadar zorlaştığını düşünüyorum.

En büyük mimari yapılardan Süleymaniye camii’nde Mimar Sinan monotonluğu küçük çıkıntılarla ve akış çizgileriyle bozmuş ve bir ahenk yakalamıştır. Niye istanbul’da taş ve tuğla evlerin ağırlıkta olmadığını anlamakta zorlanıyorum.

Share

Sevdalı Başım

Ajda Pekka’ın yeni albümü “Cool Kadın”da çok güzel bir şarkı var. Ajda benim çok tarzım değildir. Hemen şarkının sözleri kimin diye baktımdığımda Zülfü Livaneli karşıma çıktı. Bence güzel olmuş, dinleyin bakalım hoşunuza gidecek mi?

Söz : Zülfü Livaneli / Müzik : Zülfü Livaneli

Yayınlayan © 2006 DMC

Ah benim sevdalı başım

Ah benim dünya telaşım

Ah benim sarhoşluğum

Ah çılgın yüreğim

Sus artık uslandır beni

Daha çok yalnız geçtim böyle

Kaç denizde yitip gittim

Kırılmış direkler yırtık yelkenlerle

Kaç seferden yorgun döndüm

Ah benim yaralı ruhum

Ah benim insan kusurum

Ah benim isyanlarım

Ah yalnızlıklarım

Gel artık uslandır beni

Ah benim iyimser yanım

Ah benim aldanışlarım

Ah benim kavgalarım

Ah pişmanlıklarım

Sus artık uslandır beni

Bu şarkıyı şuradan dinleyebilirsiniz.

Share