What we call the beginning is often the end And to make and end is to make a beginning. The end is where we start from. And every phrase And sentence that is right (where every word is at home, Taking its place to support the others, The word neither diffident nor ostentatious, An easy commerce of the old and the new, The common word exact without vulgarity, The formal word precise but not pedantic, The complete consort dancing together) Every phrase and every sentence is an end and a beginning, Every poem an epitaph. And any action Is a step to the block, to the fire, down the sea's throat Or to an illegible stone: and that is where we start. We die with the dying: See, they depart, and we go with them. We are born with the dead: See, they return, and bring us with them. The moment of the rose and the moment of the yew-tree Are of equal duration. A people without history Is not redeemed from time, for history is a pattern Of timeless moments. So, while the light fails On a winter's afternoon, in a secluded chapel
Category: Blog
Yazılar
Hayatın Anlamı
Hayatı ve anlamını idrak etmek isteyen bir adam sorusunun cevabını bulmak için dünyayı dolaşır. Bulduğu herkese bu soruyu sorar. Tam da ümidini yitirmek üzere olduğu bir sırada, geldiği köyde bilge bir adamla karşılaşır. Hayatın anlamını sorar, alıştığı refleksle…
– Sana bunun cevabını söylerim ama önce bir sınavdan geçmen lazım! der bilge adam.
Adama tepeleme zeytinyağı ile dolu bir kaşık uzatır: “Şimdi bu kaşığı al ve hiç dökmeden bahçeyi dolaş gel” der.
Bu sınavı geçmek için azimli adam, büyük bir dikkatle dünyanın en güzel çiçeklerinin ekildiği harika bahçeyi dolaşıp gelir.
Adamın kaşığı dökmeden gururla geldiğini gören bilge sorar; “Gezdiğin bahçe nasıldı?”
Adamın cevabı basittir: “Hiç görmedim ki sadece kaşığa bakıyordum”….
Başarıya, nota, puanlara, alacağımız derecelere tüm anlamıyla niceliğe takılmış binlerce insan görüyorum. Ya da mutlulukları ve güzellikleri görmeyi bir başka zamana erteleyenleri…
Bence bahçeyi gezerken kaşıktan bir şey dökmemek kadar, çiçekleri de görmek de çok önemli!!!
Karanfilin
Bu şarkı Filistin’lilere karşı hissettiğim duyguları en güzel ifaden eden şarkılardan birisi.. Uzay Heparı çok güzel ifade etmiş…

Ah benim örselenmiş incinmiş karanfilim
Bir sessiz çığlık gibi kırmızı masum narin
Bu ürkek bu al duruş söyle neden bu vazgeçiş
Ne oldu ümitlerine bu ne keder bu ne iç çekiş
Sen ki özgürlük kadar güzelsin, sevgi kadar özgür
O güzel başını uzat göklere, gül güneşlere gül
Kırılma, küsme sen yine bir şiir yaz
Çok değil inan az kaldı az
Bu kadar erken susma biraz bekle
Ağlama, ağlama gül biraz
Ah benim örselenmiş incinmiş karanfilim
Bir sessiz çığlık gibi kırmızı masum narin
Sen ki özgürlük kadar güzelsin, sevgi kadar özgür
O güzel başını uzat göklere, gül güneşlere gül
Kırılma, küsme sen yine bir şiir yaz
Çok değil inan az kaldı az
Bu kadar erken susma biraz bekle
Ağlama, ağlama gül biraz