
BaÅŸlık göründüğü kadar derin deÄŸil aslında. BeyoÄŸlu’nda İstiklal caddesinde Panter kitapevini bilmeyenini yoktur, ya da çoktur.. Neyse.. İşte oranın sahibi olduÄŸunu zannettiÄŸim beyefendi bana bir müjde verdi: Dolmakalem satışları artmış ve mürekkep satışları da dolaylı olarak yükselmiÅŸ. Åžimdi esasında sevindirici olmakla birlikte çoÄŸu insanın sadece dolmakalemle imza atmak için bu yolu tercih ettiÄŸini biliyorum. Gerçekten kaç kiÅŸi günlük hayatında en az saati kadar dolmakalemini kullanıyordur. Kaç kiÅŸi onun yazmaktan büyük haz alıyordur.
Gelelim esas hikayeye.. Lamy markasını duymayanınız çoktur. Ancak en az iki senedir (benim bildiğim) Türkiye piyasasında yer alıyor. Versatil uçlu kalemlerden tükenmezlere ve dolmakalemlere kadar güzel bir seriyi barındıyor. Benim hikayem dolmakalem üzerine.. Düşünülerek yapılmış bu insan dostu üzerine..
Lamy 2000 dolmakalemleri 1960’tan bu yana üretiliyor. Esasında biraz dolmakalemlerin mürekkep doldurma mekanizmalarını ve tercihlerini bilenler günümüzde sınırlı sayıda kalan pistonlu dolmakalem markalarını bilirler. Lamy bunlardan birisi deÄŸildir. Tek pistonlu modeli Lamy 2000’dir. Bu da ne kadar eski olduÄŸunu ispatlamak için yeterlidir sanırım.

Heidelberg’in Lamy kalem firmasının tasarımcılarından birisi de Gerd A. Müller idi. Bauhaus akımının ortalığı kasıp kavurduÄŸu altmışlarda Bay Müller bu dolmakalem’in tasarımını yaptı. Kendisinin birçok teknik aletin tasarımında imzası var .Bauhaus akımı modernizm ve iÅŸlevselliÄŸin buluÅŸtuÄŸu uygulamalardan birisidir. Altmışlı yıllarda dizayn edilen bu dolmakalem en az kırk yıldır ayakta durmayı baÅŸarıyor.
Dış görünüş olarak gayet sade ve dikkati çekmeyen bu dolmakalem tam olarak 1966 yılında piyasaya çıkarııldı. En dikkat çeken kısmı dolmakalemin klipsi, fırçalanmış alimünyumdan yapılmış ve sol yanında Lamy yazıyor. Klipsin altında üretildiÄŸi yerin yazılı olduÄŸunu dikkatlice bakarsaniz görebilirsiniz. Klips rahatça farklı yerlere tutturulmak üzere fonksiyonel bir yay sistemine sahip. Kapak ve gövde siyah reçine’den üretilmiÅŸ. Gövde traÅŸlandığı için mat bir görüntü veriyor. Kapağı çıkardığınızda uçun farklı dizaynı hemen dikkatinizi çeker. BeÅŸ farklı uç seçeneÄŸine sahip. Mürekkep kullanımı konusunda cömert olan uç sistemi normalde alıştığınız ölçülerden biraz daha kalın yazıyor. Benim aldığım orta (M) uç neredeyse kalın (B) gibi yazıyor. Islak ıslak yazabiliyor olması benim sevdiÄŸim özelliklerden birisi. Kesinlikle uçun üzerindeki zımparalı alimünyum kısım kalemin klasikliÄŸini arttırıyor. Onun üzerindeki mürekkep göstergesi de gayet etkileyi. Ayrıca dolmakalem’in kapağını tutmak için dizayn edilen küçük dillerde estetik duruyor.
Dolmakalemin piston sistemini zar zor farkediyorsunuz. Hatta nereden açıldığını bile keÅŸfetmeniz zaman alabilir. Kullanıldıkça daha da akıcı bir hale gelen uç, her türlü kağıt üzerinde rahatça yazmaya müsait. Ben bu kalemi sevdim. Bu arada Lamy’ye Türkiye’ye Tekomofis getiriyor. Kendileriyle bir iki kere görüştüm, son derece nazik ve müşteri canlısı olduklarını müşahade ettim.
Fotoğrafları ben kendi kalemimle çektim. Umarım sizin de hoşunuza gider.
