
Ne kötüdür insanın aklıyla yüreği arasında çaresiz kalması…
Ne kötüdür an kadar yakın, bir asır kadar uzak olması…
Ve bilir misin ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması…
“Ben” deyip susması, “Sen” deyip ağlamaklı kalması…”
Nazım Hikmet Ran
Yine uzunca bir aradan beri yazamadım. Hem işlerimin yoğunluğu hem de yazmanın dayanılmaz zorluğu dersem yerinde olur. Yazmak herkese aynı derecede verilmiş bir yetenek deği [...]
Read more
Pomegranates © by veggiefrog 1. Varamaz elim Ayvasına, narına can dayanamazken, Kırar boynumu yürürüm. Kurdun, [...]
Read moreBütün olup bitenler için gelsin.. Come and sing a simple song of freedom Sing it like you’ve never sung before Let it fill the air Tell the people everywhere We, the p [...]
Read more
Uzun zaman önce adını bile bilmezdim. Belki tek ortak noktamız çocukluğumda, geceleri uyurken dinlediğim saat tık tıklarının vazgeçilmez melodisiydi…Azimle bir zamanın [...]
Read more
Woody Allen’in yeni filmi Midnight in Paris (Paris’te Gece Yarısı) filmini görenleriniz varsa Paris’in ne büyüleyici bir şehir olduğunu görmüşsünüzdür. Alle [...]
Read more
knots © by samantha celera Günlerden birgün şeytanın yolu bir köye düşmüş. Keyfi yerinde olan şeytan sırtını bir ağaca dayamış ve buzağısı kazığa bağlı olan ineğini sağan g [...]
Read more
Derman arardım derdime derdim bana derman imiş Burhan sorardım aslıma aslım bana burhan imiş Sağ u solu gözler idim dost yüzünü görsem deyu Ben taşrada arar idim ol c [...]
Read more
Derste güç ve uygulanmasından bahsederken ya da hegamonya kavramını açıklarken sınıftaki öğrencilerin susmasını örnek veririm. Bir sınıfta konuşan ve konuşma hakkını elinde t [...]
Read more
Kapitalizmin kendisine pazar oluşturup daha fazla ürün çeşidini büyük miktarlarda satma telaşı, yapılan araştırmaları da yönlendirmektedir. Uluslararası İlişkiler bağlamında [...]
Read more
Ben bu duyguya yakınlarda okuduğum bir kitaptan alıntı ile cevap vermeye çalışacağım. “Araştırmada hatanın faydası, yeni araştırmaların yolunu açmasıdır ki kelimenin k [...]
Read more

Ne kötüdür insanın aklıyla yüreği arasında çaresiz kalması…
Ne kötüdür an kadar yakın, bir asır kadar uzak olması…
Ve bilir misin ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması…
“Ben” deyip susması, “Sen” deyip ağlamaklı kalması…”
Nazım Hikmet Ran
Hiç izlediniz mi bilmiyorum! Lie to me isimli dizideki psikolog’un insanların mimiklerine ve yüz kaslarındaki hareketlere bakarak yalan söyleyip söylemediklerini anlaması çok hoşuma gitmişti. Belki de böyle bir güce sahip olma hayalinin baş döndürücülüğüdür. Hayat herkes için farklı yönlerde ve seviyelerde yüzünü gösteriyor. Kimse için görünenlere bütünün tamamını temsil etmiyor. Bazen küçük ve bazen de büyük yalanlar söylüyoruz. Bunları söylerken hep bir savunmamızın olduğunu zannediyorum.
Bir dostum bana en çok; “ben hiç yalan söylemem” diyenlerden hoşlanmadığını söylemişti. Haklı galiba.. Hayatın yalın yalanı içine girip en katı ve geniş haliyle yalan söylememek mümkün mü?

Zaman geçiyor ve her şeyin şekli değişiyor. Yaşınız arttıkça olayların kurgusu ve renkleri farklılaşıyor. Bulanıklaşıyor ve zaman zaman berraklaşıyor, görünmez oluyor ve birden ortaya çıkıyor. Bazen köşeler sivrileşiyor bazen de dümdüz bir duvar oluyor önünüzde ….Labirentlerin kalıpları ve şekilleri bile değişiyor….Tünellerin sonundaki ışıklar belirsizleşiyor.. Ama siz yine de yanınızdakilere:
- merak etmeyin hemen şurayı dönünce çıkışı bulacağız!
diyorsunuz. Gülüşler ve ağlaşmalar, kahkahalar, makyajlar, yere düşmeler, merdiven çıkmalar….Bütün sahtelikler daha ilk an da anlamını kaybeder ve bütün bu bilgelik yaşla gelen bir erdemdir. Biz küçükler büyüklerin neden bazı davranışları geliştirdiklerini anlayamayız. Halbuki hepsinin haklı sebepleri vardır, belki de haksız. Her geçen yılda biz de bu erdemin parçalarından nasipleniyoruz. Bu belki de tanrı’nın insanoğlunun kaybettiği ya da dünyada geçirdiği zamana karşı verilen bir hediyedir. Kim bilir belki doğanın yıllar geçtikçe fiziksel olarak zayıflayan insan bedenine karşın manevi olarak güçlen sezgilerimiz ve olgunlaşan erdemimiz… Yaş olarak sizden genç olanlar fiziksel olarak sizden güçlü olmakla beraber sizin maskeleri düşüren sezgilerinizden yoksundurlar. Siz de kendinizden daha büyüklere karşı aynı zayıflıklara sahipsiniz.
Yılların bedenden götürdükleri ve ruha kazandıkları arasındaki denge arasındaki değişimin yan etkilerinden birisi de zaman zaman renklerin solması ve siyah-beyaz olması ve bütün acılı değişimler, belirsizlikler……
Akın’ın deyimiyle yaşamında kıyısında belirsizliğin belirgin olduğu bekleyişler…
| M | T | W | T | F | S | S |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Jan | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 |
| 27 | 28 | 29 | ||||
EvoLve theme by Theme4Press • Powered by WordPress Serendipity
Beklenmeyen köşede karşınıza çıkan dost!
Recent Comments