Jan 8, 2014 - Blog    No Comments

“Bir insanı sevmekle başlar her şey”

Geçen gün Türk Hava Yollarının Skytürk dergisinde gördüğüm bir metin benim ilgimi çok çekti. Sonrasında Ferit Edgü’nün yazdığı bir metinden alıntı yapıldığını öğrendim. Şimdi de sizinle paylaşmak istedim .

abidin-dino-kimdir

Abidin öldüğünde tüm yaşamımı ona adayan, onun ışığında (gölgesinde kalmadan) soluk alıp veren, üreten Güzin Dino, “Peki şimdi nasıl yaşayacağım?” sorusunu yöneltmişti bana. “Aynen Abidin yaşıyormuş gibi” demiştim. “Sergilerini açarak, kitaplarını yayımlayarak, hatta haftada bir kendisine mektup yazarak.” “Mektup mu?” demişti hayretle, “Nasıl yani?”
“Sağlığında ayrı düştüğünüzde nasıl yapıyorsanız öyle. Hatta, mektupları bana gönderirseniz kendisine ulaştırırım. Ama vereceği yanıtları size ulaştırabileceğimin sözünü veremem.” dedi.

Güzin, Abidin’in ölümünü izleyen ilk on yıl, haftada bir değilse de, her biri, “Sevgilim” diye başlayan mektuplar yazdı Abidin’e. Bugüne değin, hiç kimse gelip Abidin hakkında yayımladığımız kitaplarla ilgili bir soru sormadı bana. Ama şu soruyla çok sık karşılaştım: “Abidin sence büyük bir ressam mıydı?” “Hayır,” diye yanıtladım bu soruyu her zaman. “Ama eşi olmayan bir insan, bir sanatçıydı.”

Ferit Edgü

Abidin Dino’nun Güzin Dino’ya aşkla dediği gibi bitirelim:

“Can sensiz her şey eksik.”

Share
Jan 7, 2014 - Blog    No Comments

Kaçıp gitmeye teşneyim

Sirince 005

Kaçıp gitmeye teşneyim ben..Her bahar’da, her sonbahar’da,her kırıldığımda, her hayal kırıklığında..Başımı alıp gitmek istiyor deli gönlüm. Rüzgarlara eşlik etmek istiyorum. İnsanların hoyratlığına, kadirnaşinaslığına kızıyorum. Kızıyorum demek doğru değil sanırım tam anlamıyla hiddetleniyorum. Hiddetim hislerimi muzaffer bir komutan gibi ele geçiriyor ya unutmalıyım ya uyutmalıyım. Hiddetin elinde bir meyyit oluyorum..İşte o mevsimlerde ben gitmeye teşneyim. Yaptıklarımı sıcak bir yaz gününde büyük emeklerle yaptığı kumdan kalelerini yıkan çocuklar gibi parçalamak istiyorum. Sonra yılların yorgunluğuyla bütün gücü çekilen yapraklar gibi ağacımdan rüzgarın kollarına kendimi bırakmaya teşneyim.. Bir gün batımında güneşin uzayan hüzmelerine pervaneler gibi dalmaya teşneyim.. Bunca susuzluk neden? Bu gidişler sanırıp hep ümide doğru çıkılan bir yolculuğun adımları.. Tükenmiş neşemiz, heyecanlarımız, heveslerimiz, aşklarımız, meşklerimiz, rüyalarımız, hayallerimiz…
Ben yeni mebdelere teşneyim…

Share
Oct 14, 2013 - Blog    No Comments

Aşk Risalesi

Omerli 026

Ama sen uzaklardaydın ey kalbim
Uzaklardaydın, sevdiğim uzaklardaydı
Ayın yıldızların çağlayarak
Berrak şelaler yaparak
Coşku içinde aktığı
Bir yerlerdeydi.

Hani bir gün bir çobana rastlamıştık
Adı Ferhat mıydı neydi
Koyunların, kuşların, böceklerin ve çiçeklerin
Sadakatten mest oldukları
Herbirinin gözlerinde
Kaybolur gibi kayar gibi
Dalıp gittiğimiz o saadet evreni
Kayaların yüzlerinden okuduğumuz o ebedi bilinç
Bizi çekip almıştı kılcal damarlarımızdan

Yaslan göğsüme sevdiğim
Benim gönlüm gök gibidir açık deniz gibidir
Pas tutmaz benim içim yeryüzü gibidir
Toprak gibidir
Sen ki bulut gibisin
Ay gibisin güneş gibi bazen

Usul usul inen
Yağmur tıpırtılarını
Dinler gibi
Dalıp gitmiştik
Sen konuşuyordun
İpil ipil yağan bir yağmur gibi konuşuyordun
Onlar ki konuklarımızdı
Adları Keremdi,Yusuftu, Kaystı
Hepside ezelden tanıdıktı dosttu.

Erdem Bayazıt

Share