<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Serendipity &#187; Blog</title>
	<atom:link href="http://www.salihbicakci.com/category/blog/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.salihbicakci.com</link>
	<description>Beklenmeyen köşede karşınıza çıkan dost!</description>
	<lastBuildDate>Fri, 06 Jan 2012 09:26:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	
		<item>
		<title>Yazmak</title>
		<link>http://www.salihbicakci.com/blog/yazmak?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yazmak</link>
		<comments>http://www.salihbicakci.com/blog/yazmak#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Jan 2012 09:26:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>The Saint</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[Rumi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[words]]></category>
		<category><![CDATA[writing]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>
		<category><![CDATA[yazmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.salihbicakci.com/?p=1097</guid>
		<description><![CDATA[Yine uzunca bir aradan beri yazamadım. Hem işlerimin yoğunluğu hem de yazmanın dayanılmaz zorluğu dersem yerinde olur. Yazmak herkese aynı derecede verilmiş bir yetenek değildir. Kimisi için bir ucu güney kutbunda olan kuyudan su çekmek kadar zor, ötekisi için de su içmek kadar kolaydır. Eğer etrafınızda süreli yayınlara yazılar yetiştirmek zorunda olan insanlar varsa lütfen [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.salihbicakci.com/blog/yazmak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyarbekir Kalesinden Notlar Ve Adiloş Bebenin Ninnisi</title>
		<link>http://www.salihbicakci.com/blog/diyarbekir-kalesinden-notlar-ve-adilos-bebenin-ninnisi?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=diyarbekir-kalesinden-notlar-ve-adilos-bebenin-ninnisi</link>
		<comments>http://www.salihbicakci.com/blog/diyarbekir-kalesinden-notlar-ve-adilos-bebenin-ninnisi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Nov 2011 20:39:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>The Saint</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed Arif]]></category>
		<category><![CDATA[baby]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[poem]]></category>
		<category><![CDATA[poet]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.salihbicakci.com/?p=1090</guid>
		<description><![CDATA[&#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; &#160; 1. Varamaz elim Ayvasına, narına can dayanamazken, Kırar boynumu yürürüm. Kurdun, kuşun bileceği hal değil, Sormayın hiç Laaaaal&#8230; Kara ferman çıkadursun yollara, Yarin bahçesi tarumar, Kan eder perçem Olancası bir tutam can, Kadasına, belasına sunduğum, Ben öleydim loooy&#8230; Elim boş, Ayağım pusu. Bir ben bileceğim oysa [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.salihbicakci.com/blog/diyarbekir-kalesinden-notlar-ve-adilos-bebenin-ninnisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sing for Freedom</title>
		<link>http://www.salihbicakci.com/blog/sing-for-freedom?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sing-for-freedom</link>
		<comments>http://www.salihbicakci.com/blog/sing-for-freedom#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Nov 2011 18:22:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>The Saint</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.salihbicakci.com/?p=1085</guid>
		<description><![CDATA[Bütün olup bitenler için gelsin.. Come and sing a simple song of freedom Sing it like you&#8217;ve never sung before Let it fill the air Tell the people everywhere We, the people here, don&#8217;t want a war Hey there, Mister Black Man can you hear me? I don&#8217;t want your diamonds or your game I [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.salihbicakci.com/blog/sing-for-freedom/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zamanın farkında bir saat yolcusu-Şule Gürbüz</title>
		<link>http://www.salihbicakci.com/blog/zamanin-farkinda-bir-saat-yolcusu-sule-gurbuz?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=zamanin-farkinda-bir-saat-yolcusu-sule-gurbuz</link>
		<comments>http://www.salihbicakci.com/blog/zamanin-farkinda-bir-saat-yolcusu-sule-gurbuz#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Oct 2011 20:59:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>The Saint</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[dolmabahçe]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[kambur]]></category>
		<category><![CDATA[recep usta]]></category>
		<category><![CDATA[saat sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[saat tamiri]]></category>
		<category><![CDATA[Sule Gurbuz]]></category>
		<category><![CDATA[time]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.salihbicakci.com/?p=1083</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zaman önce adını bile bilmezdim. Belki tek ortak noktamız çocukluğumda, geceleri uyurken dinlediğim saat tık tıklarının vazgeçilmez melodisiydi&#8230;Azimle bir zamanın efendisine süluk etmiş ve beni öteki alemlere götüren melodiyi çalan orkestranın şefi olmaya namzed olmuş..Bahsettiğim kişi Şule Gürbüz. Bazı şanslılar onu Kambur&#8217;uyla tanıyorlar. Bazıları da sultanların sarayındaki ekmek teknesiyle.. Ben  onu, &#8220;zamanın farkında&#8221; olmadığım [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.salihbicakci.com/blog/zamanin-farkinda-bir-saat-yolcusu-sule-gurbuz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Paris&#8217;te gece yarısı ve Rodin</title>
		<link>http://www.salihbicakci.com/blog/pariste-gece-yarisi-ve-rodin?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=pariste-gece-yarisi-ve-rodin</link>
		<comments>http://www.salihbicakci.com/blog/pariste-gece-yarisi-ve-rodin#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Oct 2011 07:23:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>The Saint</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Camille Claudel]]></category>
		<category><![CDATA[L'age mur]]></category>
		<category><![CDATA[Midnight in Paris]]></category>
		<category><![CDATA[Paris'te gece yarısı]]></category>
		<category><![CDATA[Rodin]]></category>
		<category><![CDATA[Woody Allen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.salihbicakci.com/?p=1078</guid>
		<description><![CDATA[Woody Allen&#8217;in yeni filmi Midnight in Paris (Paris&#8217;te Gece Yarısı) filmini görenleriniz varsa Paris&#8217;in ne büyüleyici bir şehir olduğunu görmüşsünüzdür. Allen&#8217;ın bu filminde insanların geçmişteki dönemlere duyulan özlemleri irdeliyor. Benim gibi 1950&#8242;lerde yaşamak isteyen birisi için verdiği mesaj dikkate değerdi. Herşey ve herkes kendi dönemi içinde anlamlı ve hepimizin başka dönemlere gitmek isteği var. Peki [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.salihbicakci.com/blog/pariste-gece-yarisi-ve-rodin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Benim suçum&#8230;</title>
		<link>http://www.salihbicakci.com/blog/benim-sucum?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=benim-sucum</link>
		<comments>http://www.salihbicakci.com/blog/benim-sucum#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Oct 2011 07:45:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>The Saint</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.salihbicakci.com/?p=1073</guid>
		<description><![CDATA[Günlerden birgün şeytanın yolu bir köye düşmüş. Keyfi yerinde olan şeytan sırtını bir ağaca dayamış ve buzağısı kazığa bağlı olan ineğini sağan genç bir kadını uzaktan izlemiş. Şeytan kadını epeyce izledikten sonra yerinden kalkıp kazığa bağlı buzağının ipini biraz gevşetmiş. Buzağı bu az ötede annesinin sütünün kovaya sağılmasını aç karnına izlemeye daha fazla dayanamamış debelenmiş [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.salihbicakci.com/blog/benim-sucum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Derman imiş</title>
		<link>http://www.salihbicakci.com/blog/1061?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=1061</link>
		<comments>http://www.salihbicakci.com/blog/1061#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Sep 2011 21:39:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>The Saint</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[derviş]]></category>
		<category><![CDATA[gönül]]></category>
		<category><![CDATA[love]]></category>
		<category><![CDATA[Misri]]></category>
		<category><![CDATA[mystic]]></category>
		<category><![CDATA[pain]]></category>
		<category><![CDATA[poet]]></category>
		<category><![CDATA[sufi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.salihbicakci.com/?p=1061</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Derman arardım derdime derdim bana derman imiş Burhan sorardım aslıma aslım bana burhan imiş Sağ u solu gözler idim dost yüzünü görsem deyu Ben taşrada arar idim ol can içinde can imiş Öyle sanırdım ayriyem,dost gayridir ben gayriyem Benden görüp işideni bildim ki ol canan imiş Savm u salat u haccile sanma biter zahid işin İnsan-ı Kamil [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.salihbicakci.com/blog/1061/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okumanın dayanılmaz sessizliği</title>
		<link>http://www.salihbicakci.com/blog/okumanin-dayanilmaz-sessizligi?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=okumanin-dayanilmaz-sessizligi</link>
		<comments>http://www.salihbicakci.com/blog/okumanin-dayanilmaz-sessizligi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Sep 2011 21:37:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>The Saint</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[active]]></category>
		<category><![CDATA[classroom]]></category>
		<category><![CDATA[hegemony]]></category>
		<category><![CDATA[passive]]></category>
		<category><![CDATA[questioning]]></category>
		<category><![CDATA[raising hands]]></category>
		<category><![CDATA[reading]]></category>
		<category><![CDATA[silence]]></category>
		<category><![CDATA[student]]></category>
		<category><![CDATA[teacher]]></category>
		<category><![CDATA[writing]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.salihbicakci.com/?p=1054</guid>
		<description><![CDATA[Derste güç ve uygulanmasından bahsederken ya da hegamonya kavramını açıklarken sınıftaki öğrencilerin susmasını örnek veririm. Bir sınıfta konuşan ve konuşma hakkını elinde tutan öğretmen esasında öğrencilerinin üstünde hegamonic bir güç olarak baskı kurmaktadır. Hatta konuşmak istemeniz fiili bile- elinizi kaldırıp konuşabilme yetisine sahipken birisinin size isminizle hitap edip söyle demesini beklemek- güçlü ve güçsüzü tanımlar. [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.salihbicakci.com/blog/okumanin-dayanilmaz-sessizligi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boyunu söyle kim olduğunu söyleyeyim?</title>
		<link>http://www.salihbicakci.com/blog/1048?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=1048</link>
		<comments>http://www.salihbicakci.com/blog/1048#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Sep 2011 11:19:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>The Saint</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[boy]]></category>
		<category><![CDATA[habbits]]></category>
		<category><![CDATA[hobbies]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[length]]></category>
		<category><![CDATA[nitelikler]]></category>
		<category><![CDATA[ordinary]]></category>
		<category><![CDATA[streotype]]></category>
		<category><![CDATA[Türk halkı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish people]]></category>
		<category><![CDATA[weight]]></category>
		<category><![CDATA[width]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.salihbicakci.com/?p=1048</guid>
		<description><![CDATA[Kapitalizmin kendisine pazar oluşturup daha fazla ürün çeşidini büyük miktarlarda satma telaşı, yapılan araştırmaları da yönlendirmektedir. Uluslararası İlişkiler bağlamında Kritik teorinin en zihin açıcı yaklaşımlarından birisi de bilimin getirdiği imkanların hegamon güçler tarafından daha fazla sayıda insanın üstünde hakimiyet kurulabilmesi amacıyla kullanılmasıdır. İnsanların kalıplar içine yerleştirilerek değerlendirilmesi pazarı belirleyen sınırların çizilmesi anlamına geldiğinden zihinlerin güdükleşmesine [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.salihbicakci.com/blog/1048/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşamak</title>
		<link>http://www.salihbicakci.com/blog/yasamak?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yasamak</link>
		<comments>http://www.salihbicakci.com/blog/yasamak#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Aug 2011 10:24:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>The Saint</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[graveyard]]></category>
		<category><![CDATA[happiness]]></category>
		<category><![CDATA[knot]]></category>
		<category><![CDATA[laugh]]></category>
		<category><![CDATA[lifeisshort]]></category>
		<category><![CDATA[salihbicakci.com]]></category>
		<category><![CDATA[smile]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.salihbicakci.com/?p=1005</guid>
		<description><![CDATA[Öykü yüzyıllar önce gözlemlenen bir olayı nakletmektedir: Bir keşiş araştırmak yapmak için bir köye gitmişti. Önce o köyün mezarlığına girdi. Çünkü, kültürlerin yaşam felsefesinin böyle yerlerde gizli olduğuna inanıyordu. Gözleri birden mezar taşlarının üzerindeki rakamlara takıldı. Mezar taşlarında 5867, 900, 20003, 4293, 8, 193 örneği birbiriyle hiç de bağlantısı olmayan rakamlar vardı. Uzun uzun düşündü, [...]]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.salihbicakci.com/blog/yasamak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

