0

Sanki bir kedi gördüm.

Posted by TheSaint on Apr 26, 2009 in Blog

Alıştıklarımız ve bildiklerimiz birleşince sanat harikası şeyler ortaya çıkmış!

 
0

Vahşi merhamet

Posted by TheSaint on Apr 26, 2009 in Blog

 

Bu başlığı koyduktan sonra düşünmeden edemedim.  Vahşi olanlar hayvanlar mı yoksa insan sıfatıyla gezen iki ayaklılar mı diye…

 
0

a rose by any other name would smell as sweet

Posted by TheSaint on Apr 25, 2009 in Blog

Shakespeare’s Romeo and Juliet, 1594:

JULIET:
‘Tis but thy name that is my enemy;
Thou art thyself, though not a Montague.
What’s Montague? it is nor hand, nor foot,
Nor arm, nor face, nor any other part
Belonging to a man. O, be some other name!
What’s in a name? that which we call a rose
By any other name would smell as sweet;
So Romeo would, were he not Romeo call’d,
Retain that dear perfection which he owes
Without that title. Romeo, doff thy name,
And for that name which is no part of thee
Take all myself.

 
0

Türkiye’de İtaat ve İsyan

Posted by TheSaint on Apr 25, 2009 in Blog

Gündüz Vassaf’ın 24 Aralık 2000 tarihli yazısından alınmıştır. Tam metnini bu yazılarını derlediği Türkiye sen kimsin? kitabında sahife 69′da bulabilirsiniz.

“…Niçin kendimize ve dünyada nerede durduğumuza ilişkin bu kadar inişli çıkışlı bir halet-i ruhiye içindeyiz?

Böyle bir sorunun cevabı nasıl araştırabilir emin değilim. Konuyu düşünürken aklım, insanların hangi koşullarda kendilerini her şeye muktedir, hangi koşullardaysa beceriksizin teki olduğunu irdeleyen bir psikolojik deneye takıldı.

İlkokul çocuklarıyla yapılan deneyde, öğretmen talebelerine önemli bir araştırmanın sonuçlarını açıklayacağını söyler. Bilim adamları, mavi gözlü çocukların zeki ve çalışkan, kahve rengi gözlülerin aptal ve tembel olduğunu saptamıştır. İlkokul öğrencilerine yapılan bu açıklamayı (bence böyle ahlaksızca bir deney yapan psikolog meslekten men edilmeliydi) takip eden günlerde eskiden aralarında hiç fark yokken, mavi gözlülerin derslerinde ve imtihanlarında başarılı, kahverengi gözlülerin performanslarının ise birdenbire düştüğü görülür.

Aradan zaman geçer.

Öğretmen gene talebelerine çok önemli bir açıklama yapacağını söyleyip,  “Bilim adamları size önceden söylenenlerin yanlış olduğunu ispat ettiler. Yeni araştırmalar tam tersini gösteriyor. Kahverengi gözlüler zeki, mavi gözlüler aptalmış” der.

Sonraki günlerde mavi gözlülerin notları düşerken kahverengi gözlülerde sınıfın en çalışkanları olur. “

 
0

Bir pantolon hikayesi

Posted by TheSaint on Apr 20, 2009 in Blog

Olay, San Francisco’ya altın peşinde gelenler arasında North Beach’e yerleşen Cenevizlilerle, onlara çadır bezi satmak üzere New York’tan gelen Levi Strauss’la ilgili. Elindeki malzeme hemen tükenen Strauss, günlerini yerde sürtünmekle geçiren altın avcılarına sağlam pantolon satmanın daha karlı bir iş olabileceğini düşünüp, Fransa’dan getirtdiği mavi renkli kumaştan imal ettikleri pantolonları satmaya başlamış. Pantolon, limanda Ceneviz gemilerinde İtalyan denizcilerinin üniformlarını andırdığından, halk arasında bu yeni giysi  için söylenen Fransızca Cenevizli anlamına gelen “g(j)enes” sözü, zamanla “jeans”e dönüşmüş. Pantolonunun sahibinin adını taşıyan markasıyla anılması mucidi Levi Strauss’un işini geliştirmesinden sonra. Aynı Türkiye’deki kot pantolonların yapımcısı Mehmet Kot gibi.

Gündüz Vassaf, 40 yıl önce 40 yıl sonra Amerika-Rusya. İstanbul: 2006, s. 284.

Copyright © 2010 Serendipity All rights reserved. Theme by Laptop Geek.