Kağıt tutkusu ve not tutmak

17 08 2008

 

Dolmakalemler hakkında bir yazı yazdığımı hatırlıyorum. Uzunca bir zamandır kağıtlarım ve defterlerim hakkında birkaç satır karalamak istemiştim. Ancak bir türlü nasip olmadı.

Size sevdiğim iki defter türünü tanıtmak istiyorum. Birincisi bizim ülkemizde kağıt bulmak öyle zannedildiği kadar kolay değildir. Senelerce kendime ait filigramlı kağıtlar hazırlatmayı hayal etmiştim. Yurtdışındaki itibarlı üniversitelerin kağıtlarını güneşe tuttuğunuzda filigramı görebilirsiniz. Genelde bu şekilde üniversitelerin logosu ortaya çıkar.

Kağıt ve kalem birlikteliÄŸi konusunda farklı tercihleri olan hocalarım oldu. En sevdiÄŸim hocalarımdan Prof. Selçuk Mülayim için teksir kağıdı ve tükenmez kalem her türlü çalışma için olmazsa olmazdır. Onun bir hocasının da beyaz 80 gr dosya kağıdı ve kurÅŸun kalemi tercih ettiÄŸini de biliyorum. Benim tercihim biraz daha dağınık. En sevdiÄŸim bloknotların başında sarı yapraklardan oluÅŸan iki kapaklı Mead‘lar gelir. Çok kullanışlı cazibedar ve rahatlıkla yırtılabilen defterlerdir. İki kapaklı olması ve büyük spiral halkaları onları her mekanın kağıdı haline getirir.

Moleskin defterler hakkındaki samimi duygularımı anlatmaya gerek bile yok sanırım. Hatta bu sene baÅŸladığım küçük ajandaları hakikaten benim için hayatı baÅŸa çıkılabilir hale getiriyor. Yenilerde tanıştığım ve çok sevdiÄŸim türlerden birisi de turuncu Rhodia defterler. Birinci hamur kağıdın bütün beyazlığıyla rahat kullanım için hazırdır. Moleskin’in yükseliÅŸini yakalamak için Rhodia’da benzer ürünler çıkarttı.  Dolmakaleminizin ucu kağıdın üzerinde denizdeki bir yelkenlinin kıvraklığıyla kayıyor. Ancak bütün aramama raÄŸmen Türkiye dağıtıcısını bir türlü bulamadım.

Bu arada Paperblanks serisinin defterlerinden de bahsetmedem geçemem. Her birisi sanat harikası olan bu defterlerden bir tane edinmelisiniz.  Hele de aklınızda birisine hediye etmek fikri varsa, gösterişiyle sizi unutturmayacaktır. Türkiye de dağıtımcılığını Onur Dış Ticaret yapıyor.

Bu arada kağıttan ve defterden hoÅŸlananlar için Rhodia’yı üreten ve geniÅŸ kağıt seçenekleri sunan firmanın da web sayfasına buradan ulaÅŸabilirsiniz. Marifet iltifata tabii’dir özdeyiÅŸinde olduÄŸu gibi bizim ülkemizde kağıt ve kalem çeÅŸitliliÄŸi kültür seviyemizle ilgilidir. Amerika’daki  kağıt ve defter dağıtıcılarından birisi olan Exaclair’in sayfasının ne demek istediÄŸimi daha iyi anlatacağını zannediyorum.

Not almak ve bu görevi iyi yerine getirebilmek için önemli teknikler olduğunu uzunca zamandır biliyorum. Bizim akademisyenlerimizin not almak ve bunları sistematik olarak tutma kabiliyetlerinin olduğunu söyleyebilmek çok da mümkün değildir. Bu yüzden şuradaki siteyi önerebilirim. Bu tür not defterlerinin nasıl yapılacağı anlatılıyor. Cornell metodu dahil olmak üzere birçok tekniği burada okuyabilirsiniz.  Son iki kaynağın İngilizce olması sebebiyle kusura bakmayın.



Petrol üreten bakteriler

17 08 2008

 

Dün yaptığım güneş enerjisi girdisinden hemen sonra bir gazetemizde şöyle bir haberi okudum.  Heyecanlandım ve paylaşmak istedim.

Genetik olarak değiştirilmiş bakteriler, çerçöp yiyerek istenilen fosil yakıtın taklidini üretebiliyorlar, üstelik salgıladıkları bu yakıt daha bile çevre dostu

Silikon Vadisi’nde faaliyet gösteren LS9 isimli firma, insan dışkısında bulunan E.Coli isimli bakteriyi genetik deÄŸiÅŸime uÄŸratarak, ÅŸeker içeren herhangi bir ÅŸeyi ayrıştırıp karbon zincirleri halinde tekrar birleÅŸtirir hale getirdi. Biz normal insanların anlayacağı dille anlatılırsa olay ÅŸu: Adamlar bakteriyi alıp, kafasına vura vura ÅŸeker yiyip petrol dışkılamasını saÄŸlamışlar.

Ne olur ne olmaz, insanlara hastalık bulaÅŸtırmayan türünden seçilip deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ E.Coli’ler, etanol üretiminin aksine mısıra muhtaç deÄŸil. Åžeker kamışından talaÅŸa, molozdan samana kadar her ÅŸeyi “yiyebiliyorlar”. Bu da mısırın etanol üretimine ayrılmasının yiyecek fiyatlarının artırmasının önüne geçiyor. Ayrıca projenin başındaki bilimadamları, bakterinin genetiÄŸini biraz daha kurcalayıp istedikleri yakıtı salgılatır hale getirebileceklerini belirtiyorlar.

Bakteri mazotu, doğada bulunan mazotun aksine sülfür içermediği için, asit yağmurlarına sebep olan hava kirliliğine, benzen içermediği için de kansere yol açmıyor. Ayrıca, şu an kullanılan petrol ürünleriyle çalışan cihazlara gayet uyumlu, yani etanol gibi bir altyapı değişikliği gerektirmemesi avantajı da var.

Eğer deney tüpünden çıkabilirse, E.Coli petrolü yenilenemez yakıtlara hayli sağlam bir destek ve yerinelik olabilir.